En Kahraman Rıdvan

Kukuriiikuuuuu!

Bülent Tellan

En Kahraman Rıdvan, sarı sayfalı dergilerin en popüler çizgi romanlarından biriydi. Benzersiz çizgisi, detaylı sahne kurgusu ve hareket komiğine dayalı hikâyeleriyle Rıdvan, bugün ne yazık ki yayınlanmıyor. Bülent Tellan, onu, kimi hikâyeleriyle anlatarak hatırlatmayı deniyor.


Çizgi roman biraz da kahraman demektir. Yaratıldığı ve sunulduğu toplumun sorunlarını çözecek, ihtiyaçlarını karşılayacak kahramanlar �popüler imgelemin değişmez parçalarından biri olagelmişlerdir� (1). Bireyler, gerçek yaşamda kahramanlığın mümkün olmadığını bilmelerine rağmen; çizgi roman karelerindeki adil, zayıfı koruyan, zulme karşı sessiz kalmayan, düşmanını arkasından vurmayan, yalan söylemeyen, kötü alışkanlıkları olmayan, -genellikle- üstün özellikleri bulunan kahramanlar ile kendilerini özdeşleştirirler. Tüm bu üstün/farklı özelliklerine rağmen, kahramanlar bazen sıradan insanlar gibi yaşarlar, günlük sıkıntılarla da boğuşurlar (Örümcek Adam, Punisher); kimi zaman da sıradan bir bireyin kimliğine bürünür, ihtiyaç duyulduğunda ortaya çıkarlar (Süpermen, Batman). Böylece sıradan okur ile kahramanlar arasında kurulan bağ güçlenir. Kimi kahramanlar ise aslında kahraman değildir. Avrupa ve Amerikan çizgi romanlarında 70�li yıllarda ortaya çıkan anti-kahramanlar dışında, özellikle komik yönleri ile ortaya çıkan bazı kahramanlar çizgi roman dünyasının karakterleri ile alay eder, dalga geçer. Okur, bu kahramanların gerçekte öykündükleri ya da dalga geçtikleri karakterler ile yapılan komik anıştırmaların gülümseyerek farkına varır. Bülent Arabacıoğlu�nun yarattığı, ilk kez Gırgır�da yayınlanan En Kahraman Rıdvan, Türkiye�de kahramanlar ile dalga geçen çizgi romanların başarılı örneklerinden biridir.


Gırgır 1972 yılı Ağustos�unda, Oğuz Aral yönetiminde, yayın hayatına atıldı. İlk dönemlerde politik olmayan mizah anlayışını salt gülmece üzerine kuran dergi, bir yandan yeni off-set teknolojisinin imkânlarından yararlanarak, bir yandan da AP�liler ile CHP�lilerin birlikte gülebildikleri, görselliği ticari anlamda kolaylık olarak gören bir çizgi oluşturmuştu. Kültürel ortama günün belli saatlerinde yayın yapan tek kanallı TRT�nin; siyasal gündeme ise 12 Mart sıkıyönetiminin hakim olduğu bir dönemde cinselliği, gündelik konuşma dilini, argoyu, futbolu kullanarak tirajını ilk yılın sonunda 100 bine çıkaran Gırgır; giderek siyasetle daha fazla ilgilenmeye, cinselliği daha geri plana itmeye, genç okurların ilgisini çekecek genç çizerlere çalışma imkanı vermeye başlarken; bir yandan da o güne kadar sadece entelektüel çevrelerde var olan eleştirel tavrın geniş kitlelere yayılmasını sağladı (2). Bu dönüşüm kendi okur kitlesini de yarattı, derginin tirajı birkaç yıl içerisinde yarım milyona ulaştı. Bir mizah dergisi olmasına rağmen, çizgi romana fazlası ile yer veren Gırgır, halkın içinden doğan kahramanları sayesinde okuruyla ortak bir paydada buluştu. �Kendi gündelik sıkıntıları, kaygıları, umutları ile yaşamını sürdüren, neredeyse dinsel bir tevekkül içerisinde bir lokma bir hırka felsefesi ile davranan, ama kimi zaman yaşadığından açık memnuniyet de duyabilen, teslimiyetçi, belli ölçüde melânkolik� küçük adam tiplemeleri ile Gırgır kahramanları geniş okur kitlesinin özdeşleşebileceği karakterler olarak ortaya çıkıyordu. Gırgır kahramanları genellikle �erkek, fakir, abazan, uyanık geçinen ama orta zekâlı, pek yakışıklı olmayan� tiplerdi. Yenik, bağımlı ve yönetilen konumundaki kahramanların tek kurtuluş umudu zengin olabilmekti. Ancak hiçbir zaman bu hayali gerçekleştiremeyecekleri gibi, genellikle borç içinde yüzerlerdi. Hemen hepsi futbol hastasıydı (3).

En Kahraman Rıdvan, Gırgır kahramanlarının genel özelliklerini taşıyan bir tipleme. Tarihi çizgi romanları hicveden Gaddar Davut�un yaratıcısı olan Nuri Kurtcebe�nin, Gırgır�dan ayrılması üzerine, onun bıraktığı sayfada -imzasını bir çiçek şeklinde atan- �çiçeği burnunda çizerler�den Bülent Arabacıoğlu tarafından çizilmeye başlandı (1980). 1950 yılında Eskişehir'de doğan Arabacıoğlu, Harita Mühendisliği diplomasını aldıktan sonra karikatürist titri ile bir ajansta çalışmaya başlamış, ardından Hürriyet'te karikatürist ve grafiker olarak görev yapmıştı (4). Patates burunlu, gözlüklü, cılız, dazlak (5), üzerine tek bir kemik sembolü işlenmiş (eşofman ile iç çamaşırı karışımı) bir üniforma giyen Rıdvan dizisini dokuz yıl Gırgır�da çizen Arabacıoğlu, 1989�da Hıbır�ı kuran ekipte yer aldı. 1994 yılında dergi HBR Maymun adını aldığında artık aralıklarla çizmeye başlamıştı. Benim tespit edebildiğim kadarıyla 14 En Kahraman Rıdvan serüveni yayınlandı. Rıdvan�ı anlatabilmek için dördü Gırgır, üçü de Hıbır�da yayınlanmış yedi serüveni -mizah öğelerini geri plana atacağımızın farkında olarak- özetlemeye çalışacağım. Bunun hem onu hatırlatmak hem de hikâyelerin nasıl geliştiğini gösterebilmek adına anlamlı olabileceğini düşünüyorum. Arabacıoğlu, En Kahraman Rıdvan�ın maceralarına isim vermemeyi tercih etmiş,

Rıdvan�ın düşmanları, dostları, mekânlar ve diğerleri
Kahraman çizgi romanlarının genel karakteristiği, kahramanın yanında yer alan dostları ve sürekli yenilgiye uğramasına rağmen düşmanların karşıtlığına dayanır. Rıdvan maceralarında iyilerle kötülerin mücadelesi vardır ancak Rıdvan�ın sürekli dostları veya düşmanları yoktur. Rıdvan�a yardım edenler (ki bazen bunlar köpek, fare gibi hayvanlar olur) iyilerdir. Kötüler ise her macerada farklı karakterlerdir. Hikâyelerin devamlılığının bulunmaması, sürekli bir düşman yaratılmamış olmasının açıklaması olabilir. Ancak maceralarında peşine takılan köpek, fare gibi hayvanlar (dostları) bir sonraki macerada yer almamıştır. Yoksul olan Rıdvan bir gecekonduda yaşamaktadır. Kötüler otellerde iş görüşmesi yapar, otellerde kalırlar. Zenginlerin villaları, konakları, yalıları vardır. Taksiler sıklıkla kullanılır, �Öndeki arabayı takip et� cümlesi çok defa karşımıza çıkar. Elbette bunlar dünyada geçen maceralar için geçerlidir. Uzay gemileri, ne deveye ne kuşa benzeyen garip yaratıklarla yapılan yolculuklar da Rıdvan maceralarında sıklıkla görülür.

Çizgi roman kahramanlarına öykünen Rıdvan genellikle onlar gibi davranmaya çalışır. Bakışlarının Süpermen gibi delici, yumruklarının Batman kadar güçlü, Yüzbaşı Tommiks gibi ilkeli, vb. olduğunu düşünür, bunu sıklıkla da dile getirir. Süpermen, Göklerin Hakimi Gordon, Yüzbaşı Tommiks, Tenten kendisini yerine koyduğu çizgi roman kahramanlardandır. Bir macerasında evde Batman maskesi (6) ve pelerin ile görürüz Rıdvan�ı. Hikâyelerde çizgi roman koleksiyonunu gördüğümüz Rıdvan�ın sadece Tommiks, Tex, Kinova gibi western çizgi romanları değil, Süpermen, Batman, hatta Türkiye�den de Karaoğlan gibi örnekler bulunur. Çizgi roman kahramanı olmamakla birlikte döneminde Türkiye�nin en çok izlenen televizyon dizisi Kara Şimşek�in şoförü Michael Night, Yıldız Savaşları filminin yakışıklı kaçakçısı Kaptan Han Solo ve Indiana Jones da Rıdvan�ın öykündüğü kahramanlardır.

Sonuç Yerine
Komik çizgili Fransa-Belçika ekolünün başarılı takipçisi olan En Kahraman Rıdvan, çizilmeye başlandığı günden itibaren, yayınlandığı dergilerde ilgi ile takip edilen bir çizgi romandı. Arabacıoğlu�nun detaycı çizgisi de bunda etkili olmuştu. Kendini kahraman sanan, aptallıkları ile dikkatleri üzerine çeken, etrafındaki kadınlardan kaçan, ancak sonuçta başkalarının yardımları ile başarıya ulaşan Rıdvan, sadece komiklik üzerine yoğunlaştığı için özellikle �90�lı yıllarda artan kara mizah ve absürd anlatının yükselişi ile değişen okuyucu profilini yakalayamamıştı� (7). 1989 yılında Hıbır dergisinin Hayal Mahsulleri Ofisi isimli ekinin 11. sayısı Bülent Arabacıoğlu�na ayrılmıştı. Arabacıoğlu açık mektup başlığı altında Rıdvan hakkındaki sorulara şöyle cevap veriyordu:

Değerli okuyucularım, Bence başarılı ve verimli olmanın ilk şartı, insanın yaptığı işe inanması ve yürekten sevmesidir. Bu sevgi olunca da daha komiği olmaz mı, daha iyi çizilemez mi diye sürekli artan bir çabalama içerisine giriyorum. Sonuçta ürettiğim işler beğeniliyor olmalı ki bol bol mektuplarınızı alıyorum. Kimi En Kahraman Rıdvan�ın kitabını, posterini, kimi sorularının cevabını, kimi de fotoğrafımı istiyor. Sinema sanatçısı olmadığım için imzalı fotoğraf göndermek bana ters geliyor. Rıdvan�ın maceralarını da özel olarak kitap haline getirmek, günümüz kağıt, film, baskı ve dağıtım maliyetleri karşısında Rıdvan�ca bir cesaret (!) gerektiriyor. Ne yazık ki o cesareti henüz denkleştiremedim.�

Arabacıoğlu on yılı aşkın bir süredir En Kahraman Rıdvan�ı çizmiyor. Yine epey bir süredir mizah dergilerinde imzasına da rastlanmıyor. Yarattığı bir başka karakterin (aynı adlı çikletin içinden çıkan) Tipitip�in yeni maceralarını çizmekle ilgileniyor olmalı. Haliyle Rıdvan�dan uzun bir süredir ses seda yok ama çok uzakta olmadığını düşünebiliriz, yine Arabacıoğlu�nun dediği gibi: �Yok Aslında Hiç Farkımız� Sonuçta Hepimiz En Kahraman Rıdvanız��

Dipnotlar
(1) Eco, Umberto (2004). �Süpermen Miti -1�, çev: A. Gürata, Serüven, sayı: 2, Maceraperest Çizgiler: İstanbul.
(2) Şen, Necdet (2004). �Gırgır, Bir Okul muydu?�, Serüven, sayı:1 Maceraperest Çizgiler: İstanbul.
(3) Cantek, Levent (1996). Türkiye�de Çizgi Roman. İletişim Yayınları: İstanbul.
(4) Soykan, Timur (2001) �O da tipini yeniledi�, Radikal, 25 Kasım.
(5) Başlangıçta saçları da olan Rıdvan ilerleyen tarihlerde birden kelleşir ve hep öyle kalır.
(6) İlginçtir, ilk Batman filmi çekildiğinde Milliyet gazetesi kartondan bir Batman maskesi vermişti.
(7) Cantek, Levent (1996). Türkiye�de Çizgi Roman. İletişim Yayınları: İstanbul.


Kaynak : Serüven Çizgiroman Sitesi

link : http://www.seruven.org/inceleme.php?id=111

Yorum Yaz